ZAATARI DJINN / ZAATARI CİNİ

 

Yönetmen: Catherine Van Campen/ 91'

Savaş yüzünden harabeye dönmüş topraklarda geçen, çocukların hayallerinin etkileyici bir hikâyesi.
Ürdün Çölü'nün ortasında, kumdan, dayanılmaz yazlardan ve fırtınalı kışlardan başka hiçbir şeyin olmadığı o yerde, yeni bir çadır kenti, Zaatari yükseliyor. Bu yoktan var olmuş yeni metropolün nüfusunun %80'ini çocuklar oluşturuyor. Bu sıra dışı derecede samimi ve şiirsel film, çok az imkânları veya umutları olsa da yine de büyük hayallerle büyümenin nasıl bir şey olduğunu gösteriyor ve hissettiriyor bize.
"Her kim ki kendini ilgilendirmeyen işlere burnunu sokarsa, karşılaşmak istemediği şeylerle karşılaşır". 13 yaşındaki Fatma, öğretmen atasözünü tekrarlarken kıkırdıyor. Kampın yaramaz çocuğu bu katı öğüdü umursamıyor. Futbol topuyla mobilyaları kırıyor ve annesinin rujunu çalıyor, bela çıkarmakta üstüne yok. Bunalmış annesi "Seni ben böyle mi yetiştirdim?"diyor ama kahramanımızı dizginlemeye imkân yok. Maryam da pek farklı değil, ebeveynleri karşı çıksa da yerel tiyatro grubunun sahnesine çıkıyor ve futbol antrenmanlarına katılıyor.
İbret verici öyküler, Zaatari kampının çetin koşullarında hayatta kalabilmek için gerekli. Ferras, ailesine destek olmak için sokaklarda tatlı satıyor, Hammoudi ise küçük kardeşine kıyafet alabilmek için çok sevdiği bisikletinden vazgeçmek zorunda kalıyor. Bir anne, kaçırılmış bir horozu kurtarmak için insan yiyen canavarın mağarasına giren genç kızın hikâyesini anlatıyor. Fatma da kuşları çok seviyor, tüm sırlarını paylaştığı tek dostunun arkadaşı yavru horoz olduğunu söylüyor. Tüm bu çocukları birleştiren nokta hepsinin karşı karşıya kaldıkları zorluklarla mücadele etmek için hayal güçlerini kullanmaları.
Maryam Suriye'yi hatırlatsın diye ağaçlar dikiyor ve "İyi Cin"e yaprakları yeşile döndürsün diye dua ediyor. Kamptaki diğer çocuklara eve döneceğini söylediğindeyse diğer çocuklar şaşırıp kalıyor. Ferras sakin sakin oturuyor, memleketlerindeki bombalamaların yarattığı yıkımı gösteren haber görüntüleri arka plandaki televizyonda oynarken, kendisine yapılacakların söylenmesini bekliyor.
Bu çocuklar hayallerine sığınsalar da, sihirli hikâyelerinde bile savaşın ölümcül gerçekliği karşısında sınırlarının farkındalar. 

Seanslar:
Fransız Kültür Merkezi / 10 Mayıs Çarşamba 2017 / 16.45
DEÜ - GSF - Rauf Beyru Salonu / 11 Mayıs Perşembe 2017 / 13.20

 

http://www.egebelgesel.com/administrator/index.php?option=com_media