Yönetmen: Mihriban Tanık

50’ – 2009

15 Mayıs 2009 Saat: 17:40

Edebiyat Fakültesi Konferans Salonu

Küreselleşen dünyanın, aynılaşan yaşama biçimlerinin, tüketim alışkanlıklarının ve davranış kalıplarının yanında; yerel kültürler, eski renkler ve sesler değişerek de olsa varlığını koruyor. Ama bazı sesler duyulmaz oldu artık. Ne metropollerde, ne taşra kentlerinde, çocukluğumuzun sokakları kalmadı sanki; yakan topun çığlıkları, hallaçların şıkırtısı, askılı tepsiyle dolaşan yoğurtçunun çağrısı söndü; sözlü kültürü sarı saman kağıtlarla taşıyan destancının ezberi bozuldu. Hayatın bir yansıması olarak “sokağın sesi” hızla değişse de, sosyal ilişki ihtiyacı, farklı alanlarda farklı karşılıklar bulsa da, özellikle büyük kentlerde buluşmalar kapalı mekanlara hapsolsa da; sokağa kaçan, varlığını sürdüren, neşeli, öfkeli, sıradan sesler, hayattan izler taşıyarak hala sokaklarda dolaşıyor; bunlara durmadan yenileri ekleniyor… Sokaklar kirleniyor, temizleniyor her gün… Her gün, sokaklara sesler doluyor, sonra uçup gidiyor; biz kulak vermez, dinlemez, kaydetmez, yakalayıp yorumlamazsak… “Sokağın Sesi” belgeseli ile bunu yapmaya çalıştık; ülkemizde, bir çapraz çizgide, dört farklı kentte, sokaklara yansıyan seslerin peşinde dolaştık… Lüleburgaz’da “öteki”nin, roman düğünlerinin; İstanbul’da “metropol”ün, kalabalığın ve kaosun; Ankara’da siyasetin ve “muhalefetin” ; Urfa’da “geleneğin” seslerini toplamaya, kaydetmeye çalıştık. Geleceğe bir not düşmek, hafızamızda bir ses ve ona denk düşen bir görüntü oluşturmak için…

http://www.egebelgesel.com/administrator/index.php?option=com_media