Bûka Baranê, Kürtçe’de Yağmurun Gelini anlamına geliyor. Gökkuşağının Kürtçe’deki karşılığı bu.

Belgesel, 1989 yılında Hakkâri’nin Yüksekova ilçesinin Befircan ya da Türkçe adıyla Karlı köyünde ilkokul öğrencilerinin okul bahçesinde çektirdikleri bir fotoğraf ile başlıyor. Hakkâri bilindiği gibi hem İran hem de Irak ile sınırı olan ve Kürtlerin nüfusun çok büyük bir bölümünü oluşturduğu bir il.

Fotoğrafın bir köşesinde bu yörede her yağmurdan sonra çıkan gökkuşağını görmek mümkün.

Fotoğrafın çekiminden 23 yıl sonra bu fotoğraftakilerden biri (İrfan) o fotoğraftakilerden bir başkasının (Aysun) düğünü için köye dönüyor. O fotoğraftaki sınıf arkadaşlarının çoğu, bu düğünde olacak.

İrfan köye doğru yolculuğa çıkarken biz de bu fotoğrafta yer alan 10 kişi ile 1989’dan bu yana bir yolculuğa çıkıyoruz.

Köyün yaşadıklarıyla paralel olarak bölgede yaşanan olağanüstü hal ve koruculuk süreçlerini izliyoruz. Köy 90’larda artık PKK militanlarının da askerlerin de uğrak yeri haline geliyor.

Gözaltılar, baskılar ve dayak başlıyor. Aynı zamanda dağa çıkmalar.

Gençlerin Yüksekova ve Hakkâri dışındaki lise ve üniversite yıllarını dinliyoruz.

Bu belgesel, savaşın ve savaşla gelen baskı ortamının gündelik olarak yaşandığı bir köy ilkokulunda okuyan çocukların 90’lı yıllarda ve bugün neler yaşadığına ve barışa olan özlemlerine odaklanıyor.

 (FİLM SONRASI DİLEK GÖKÇİN VE İRFAN AKTAN İLE SÖYLEŞİ)

http://www.egebelgesel.com/administrator/index.php?option=com_media